استاد کلامی زنجانی  ، سئوگی شعرلری _ تورکی گوزل شعرلر _ اهل بیت شعرلری

 

بـحـری بــلا 

 

بــحری  بـلانیـن بـو گئجـه داشـمـیـش بـلاسـی

کـفـاریـدن مُـهـلـت آلـیـپ زهــرا بـالـاسـی

صـحــرای عــشـقـه خـیـره دورپ اهـل سـماوات

مـعبـودایلـه عـشـاق حـق ائـیلیـر مـوناجـات

دشــتِ بـلادن عــرشـه چـیـخـمـیـش صــوت آیات

گـرم ائیـلـه یـپ
عشـق اهـلینـی قورآن صـداسی

چـؤن فـاش ائـدیـپ ســیـرّی ولــی ذات خــلّاق

شــاد و خـورامـانـدیـر عـمـوم هـنـگ عــشـاق

هـر تـک تـکی اولـمـوش یـورکدن مرگـه مـوشتاق

وصــلـه بـری مـاییـل اولـور عـشـق آشینـاسـی

اولــمـوش پـریـشـان و غـمیـن حال اهل مـعنـا

جــنتـده زهـرا بـاش آچـیـپ گیـریانـدی طاهـا

سئـویلور ملکـ‌لر بیـر بیـره گـر صوبح آچـیلـسا

اؤز قـانینـه غـلـطان اولـور دیـن رهـنـماسـی

راه حــقـیـقــت ســالیـکــی شـمـس ایـمـامـت

یـعنـی حوسـئین اول صـاحـیـپ مـجـد و جــلالـت

بـیـر خیمـه ده ائیلیـر خانیم زینب له صوحـبت
 
دورِی خــیـامــی گـوزلـو یـور صـاحـیپ لواسـی

پـروانـه مـیثلـی زیـنـب اولوپ زار و مـوکـدر

دورِ حوسـئینـه ذوق و شـــوقــیـلــه ورار پــر

بـو عئـشـق ایلـه بـیلـمـم نه نوعی طاقت ائیلر

گـؤرسـه بـاتـیـپ قـانه حـوسئینـینِ مـه لیقاسی

سـو یـول لاریـنـی بـاغـلـییپـدیر اهـلِ کـیـنـه

چـیخـمـیـش أنـا العـطـشان سـسـی عـرش بـرینـه

سـقـایـه جــام الـده دیـیـر نـازلـی سـکـینـه

ائــیلــه فـراهـم سـو ، عــمـو الله ریـضــاسـی

زهـرا گـولـستـانیـن ده گـولـ‌لـر سارالــمیــش

اوچ گـونـدی آلِ موصـطـفـی لـب تـشنـه قالـمیـش

شیـش مـاهـه أوز طیـفلین رُباب آغـوشـه آلـمیـش

چـوق یـاندیـریـر اول غـمـکـشـی اصـغــر نواسـی

 

استاد کلامی زنجانی

İslamiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı  _  Türk Edebiyatı

Türk Edebiyatı

İslamiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı 

 

A) SÖZLÜ EDEBİYAT DÖNEMİ

 

M.S.VIII. yüzyıla gelinceye kadar Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı, sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Maniheizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir. 

Genel özellikleri: 

  1. Bu dönem edebiyatı müzik eşliğinde (“kopuz” adı verilen sazla) dile getirilmiştir.

  2. Ölçü, ulusal ölçümüz olan “hece” ölçüsüdür.

  3. Nazım birimi “dörtlük”tür.

  4. Dönemine göre arı bir dili vardır.

  5. Dizelere genel olarak yarım uyak hakimdir.

  6. Daha çok doğa, aşk ve ölüm konuları işlenmiştir.

  7. Bu döneme yönelik elimizdeki en önemli ve eski kaynak Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lügat-it Türk” adlı eseridir.

 

 Dönemin ürünleri: 

 

  1. KOŞUK: “Sığır” denilen sürek avları sırasında söylenen şiirlerdir. Konusu daha çok doğa, aşk, savaş ve yiğitliktir. Bu tür daha sonra Halk edebiyatında “Koşma” adıyla anılmıştır.

  1. SAV: Dönemin özlü sözleridir. Bugünkü atasözlerinin ilk biçimi niteliğindedir.

  1. SAGU: “Yuğ” adı verilen ölüm törenlerinde, ölen kişilerin erdemlerini ve duyulan acıları dile getiren şiirlerdir.

  1. DESTAN: Toplumu derinden etkileyen olaylar sonunda halk arasında kendiliğinden oluşan uzun nazım türüdür.

 DESTANLARIN ÖZELLİKLERİ 

1.      Toplumun ortak görüşlerini yansıtması

2.      Olağanüstü özellikler taşıması

3.      Kişilerinin seçkin olması (Kral, Han, Hakan...vb.)

4.      Milli dilde söylenmiş olması

5.      Milli nazım ölçüsüyle söylenmiş olması

6.      Oldukça uzun olması

7.      Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde sıralanabilmesi

 

TÜRK DESTANLARI 

 

Destanlarımız yazıya geçirilmedikleri için bugün bunların ancak konularını bilmekteyiz. Bunları da İran, Çin ve Arap kaynaklarından öğreniyoruz. 

 

A)    SAKA DEVRİ DESTANLARI

1)      Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarında Alp Er Tunga’nın yiğitliklerini ve bu savaşları anlatır.

2)     Şu Destanı: İskender’le Türkler arasındaki savaşı ve Türk hakanı Şu’nun kahramanlıklarını anlatır.

 

B)     HUN DEVRİ DESTANI

Oğuz Destanı, Hun hükümdarı Mete’yi ve onun yaşamını anlatır.

 

C)    GÖKTÜRK DEVRİ DESTANLARI

1)      Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan türeyişini anlatır.

2)      Ergenekon Destanı: Bir savaşta yenilen ve Ergenekon’a açılan Türklerin orada bir demir dağı eritip intikamlarını almalarını anlatır.

 

D)    UYGUR DEVRİ DESTANLARI

1)      Türeyiş Destanı: Uygurların bir erkek kurttan türeyişi anlatılır.

2)      Göç Destanı: Uygur Türkleri’nin anayurtlarından göçünü anlatır.

 

            NOT: Destanlar oluşumları bakımından iki grupta incelenebilir.

 

a)      Doğal Destanlar: Halk arasında ortaya çıkan anon,im ürünlerdir. Bunlar genellikle daha sonra bir şair tarafından derlenip düzenlenmiştir. Bu türe örnek olarak şu destanları sıralayabiliriz.

 

İliada, Odysseia                                       Yunanlıların (Homeros)

Kalevala                                                   Finlilerin

Nibelungen                                              Almanların

Ramayana, Mahabarata                           Hintlilerin

Cid                                                           İspanyolların

Chanson de Roland                                 Fransızların

Gılgamış                                                  Sümerlerin

 

b)      Yapma (Suni) Destanlar: Bir olayın doğal destana benzetilerek bir şairce destanlaştırılmasıdır. Yapma destan örneği olarak şunları sıralayabiliriz:

Virgilius                                                 Aeneit

Dante                                                  İlahi Komedi

Tasso                                                  Kurtarılmış Kudüs

Milton                                                Kaybolmuş (Kaybedilmiş) Cennet

Firdevsi                                               Şehnâme

 

B) YAZILI EDEBİYAT DÖNEMİ

 

Bu dönemi Göktürk ve Uygur dönemi eserleri olarak iki grupta inceleyebiliriz.

 

            1) Göktürk (Orhun) Yazıtları (VIII. yy): Bunlarda Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı yapan, Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için içte ve dışta svaşan Göktürklerin hikayesi anlatılır. Bu abideler 38 harfli olan Göktürk alfabesiyle yazılmıştır. Bunlardan en önemli olanları üç tanedir.

                        a) Bilge (Vezir) Tonyukuk Yazıtı (720-725): Dört bakana vezirlik etmiş olan Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Daha çok Çinlilerle yapılan savşlar anlatılmaktadır.

                        b) Kül Tigin Yazıtı (732): Göktürk hakanı olan Bilge Kağan kardeşi Kül Tigin’in ölümü üzerine bu abideyi dikmiştir.

                        c) Bilge Kağan Yazıtı (735): Göktürk hakanı olan Bilge Kağan’ın ölümünden sonra yazdırılmış birabidedir. Son iki yazar daha çok dönemin olaylarından , törelerinden ve Bilge Kağanın ulusuna dilediği iyi dileklerden söz eder.

 

* “Türk” adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.

 

2)                 Uygur Dönemi Eserleri: Göktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma eserlerdir. Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bunlar Turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Uygurların kağıda kitap basma tekniğini bildikleri anlaşılmaktadır. Dönemden kalma birçok hikayenin yanında “kökünç” denilen bir tür ilkel tiyatro eserleri de vardır. Uygurlar bu eserleri 14 harfli uyugr alfabesiyle yazmışlardır.